Çemberin dışına taşınca aşk Döner kuru bir çöle, Çemberin içindeki aşk, Gül, sümbül,lale. Çemberin içindeyken Sever yürek yedi sülale, Çemberin dışına çıkınca, Alay konusu olur elaleme.
Yıldızlar saymakla bitmez ki Yürekteki sevgi gibi, Gökteki yıldızlar mı yoğun, Yoksa yürekteki sevgi mi ?
Izdırabın koynunda, Ruhun kılıç gibi kında, Soyunda gel ruhundan, Güç al asil soyundan.
Ruhunda gün doğduğu Zaman, beni an, En güzel yürektir Sevgi ile şahlanan, Yüreğin güp güp attığı zaman En güzel sestir bu aşkını anlatan.
Yağmurun toprağı Kandırdığı kadar, Senin aşkında beni Kandırırsa yar, Söz, seveceğim seni O zaman dağlar kadar.
Deli gibiyim deli Sardı hasret çemberi Başkalarına mesafeli Duruşum bundandır belki. Deli gibiyim deli Kör etti gözümü sevgili Nazına katlanmam bundandır belki Deli gibiyim deli Tuttu öfke nöbeti Bana kendini gizlediğinden beri Mapusta mahkumum sanki.
Koşulsuz sevmek için koşulların değişmesini beklemeyin. Metal sözcükler kalpleri yaralar, sevgi sözcükleri onun için pamuktan yapılmıştır. Yüreğinizden taşan, sevgi değil sizsiniz aslında. Issız bir adaya düşseydim sevgi sözcüklerini...
Yanlış anahtarla Açılmaya çalışılan Kapılar kadar, Kalbi daralırdı Her bahar, Sevdiğinden bir Haber alacak olsa Açılacaktı önünde bütün kapılar.
Bir yürek yakmak için Önce yanmalı yüreğin Öyle yanmalı ki Otuz dokuz dereceye çıkmalı ateşin. Otuz dokuz derece Ateşle yanarken İsmini sayıklamalısın sevdiğinin.
Güvercinler gibi masum İlerlerken aşkta adım adım Mutluluğu seninle tanıdım. Kara gözlerine asılı kalırdı yüreğim Sen yürekte saklı çiçeğim Yüzünün beyazlığı dirliğim Cennet saatiydi Seninle her beraberliğim.
Her ayrılık iz bırakır Soldurur kalbimdeki çiçeği Dargınlıklar unutulur Affetmek de hayatın gerçeği. Yarınlara sözüm var Söyle nasıl silerim Yüreğimde izin var Söyle nasıl giderim. Sende gözüm var Gözüm gibi severim.